Kanserle Baş Etmede Sosyal Desteğin Önemi
Çar, 10/26/2022 - 13:19 tarihinde admin tarafından gönderildi

 Kanserli Hastalarda Sosyal Desteğin Önemi 

 

  Kanserle baş etmede sosyal desteğin önemi büyüktür. Sosyal desteği olan hastaların daha düşük düzeyde kaygı ve depresyon problemleri yaşadığı görülmektedir (Costanzo ve ark., 2006). Bununla birlikte, hastalık sürecinde deneyimlenen fiziksel, psikososyal ve ekonomik sorunların da sosyal destek sayesinde azaldığı bilinmektedir (Işıkhan, 2007).

     Destek formal ve informal şekillerde olabilir. Formal destekler, resmi kurumlar, kuruluşlar, sivil toplum örgütleri, gönüllü kuruluşların yaptığı destek çalışmalarını içerebilir. İnformal destek ise yakınlarımızın sunduğu sosyal destek kaynaklarını içerir. İlgi, duygusal yakınlık, duyguların anlaşılması, sorun çözmede destek (kimi zaman maddi, kimi zaman fiziksel, duygusal desteği içerebilir) gibi alanları kapsayan sosyal destek; anlayış, onaylanma, öneri, yardım gibi konularda kanser hastalarına fayda sağlar. Aile, akrabalar, arkadaşlar, komşular, iş arkadaşları gibi kişinin kendisine yakın hissettiği kişilerden sosyal destek alması önem taşımaktadır. İhtiyaç duyulan destek sağlık ve sosyal refahla ilgili (sosyal hizmet uzmanı, psikolog, hemşire vb.) profesyonel kişiler aracılığıyla da sağlanabilir. Sosyal destek, öncelikle hastanın temel ihtiyaçlarının karşılanması ve benlik saygısının artırılması sayesinde kişisinin iyi olma halini güçlendirici bir etkiye sahiptir. Kanser tanısı konan hastaların %35’inin hastalık hakkında konuşmak istemediği ve hastalık ile ilgili duygularını paylaşmak istemedikleri; bu nedenle sorunları ile kendilerinin baş etmeye çalıştıkları görülmüştür (Arslan, Batmaz, ve Yazıcı, 2022). Bu durumun hastanın duygusal problemlerini artırıcı etkisi olabileceğinden; hastanın sosyal destek sayesinde çevresiyle yakın iletişimini sağlıklı bir şekilde sürdürüp duygularını paylaşabileceği bir ortam oluşturulması bu süreçte önem taşımaktadır.

Duyguları ifade etmek, insanları rahatlatmakta, hastalığın kabullenilmesi sürecine yardımcı olmak ve olumsuz duygularla baş etmeyi kolaylaştırmaktadır. Hastanın kendini ifade etmesi ve anlaşıldığını hissetmesi için dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde sıralanabilir:

 

  • “Nasıl hissettiğini biliyorum.” yerine “Sana nasıl yardımcı olabilirim?” denilebilir,
  • “Senin için çok üzülüyorum” demek yerine “Kendimi üzgün hissediyorum.” gibi kalıplar kullanılabilir,
  • “Ne kadar zayıfladın.” demek yerine “Senin için ne yemek yapmamı istersin?”, “bir şeye ihtiyacın var mı?, ne yesen daha iyi gelir?” gibi çözüme yönelik ifadeler tercih edilebilir.
  • “Pozitif tarafından bak.” ya da “Güçlü olmalısın.” gibi kişiyi olumlu olmaya zorlamak yerine “Duyguların hakkında konuşmak istersen ben buradayım”, “bazen zorlanabilirsin, bu zorlu bir süreç” diyerek yalnız olmadığı hissettirilebilir ve zorlu duyguları konuşabilmek için kapı aralanabilir.
  • “Geçen gün bir yakınımızı da kanserden kaybettik.” gibi olumsuz örnekler vermek yerine sessiz kalmanın daha doğru olacağının farkında olunmalıdır.

 

Bununla birlikte, özellikle meme kanseri hastalarında -doktorları ve bedensel koşulları izin verdiği sürece- hastalık öncesindeki hayatlarını, aktivitelerini mümkün olduğunca sürdürmeye çalışmaları hastaları destekleyici bir etkiye sahiptir. Örneğin işini ve çalışmayı seven kişilerin işlerine devam etmeleri, bu zor dönemi daha kolay atlatmalarını sağlayabilir. Çünkü rutinler bizlere iyi gelir, yaşamın akışında yer almaya devam etmemizi sağlar. Akıştan çıkmak kimi zaman yarıştan elenmek gibi kişileri depresif hissettirebilir. Bu nedenle olabildiğince günlük işlevlerini sürdürmeye çalışmaları hastalıkla mücadelede büyük önem taşımaktadır.

 

    

 

 Hastaya tanıyı söylemek:

     Kanser, insan yaşamı üzerinde ciddi etkileri olan bir hastalıktır. Tanı konma aşamasında, hasta yakınları hastayı koruma arzusu ve nasıl bir yaklaşım sergilemeleri gerektiğini bilemedikleri için tanıyı hastadan saklayabilirler. Ancak bu durumun saklanması ya da aile bireyleri arasında konuşulmaması, aile bireylerinin birbirine uzaklaşma ve yabancılaşmasına neden olabilir. (Arslan, Batmaz, ve Yazıcı, 2022). Bu uzaklaşma durumu, hastanın olumsuz düşüncelerinin ve endişelerinin artmasına neden olabilir.

     Yapılan araştırmalarda hekimler hastaya ve yakınlarına tanıyı anlayabilecekleri şekilde bilimsel verilerle de desteklenerek tanının söylenmesinin, yan etkileri hakkında bilgi verilmesinin, hastanın yaşam kalitesini önemseme ve güven sağlama açısından ve tedaviye uyum anlamında büyük önem taşıdığını belirtmektedir (Datlı ve arkadaşları, 2017). Tanı ile ilgili konuşurken duygulardan uzak durmadan, empatik bir duyarlılık ile hastaya hastalık bilgisinin verilmesi önerilmektedir (Okyayuz, 2003). Hastayı dinlemek ve hastanın hastalık ile ilgili duygu ve düşüncelerini paylaşmalarına imkan tanımak bu süreçte oldukça önemlidir.

 

 

 

 

Damla Aras, Stajyer Psikolog

                                                                                                                                                                Ceren Gündüz, Psikolog

                 Sevgi Mestci, Klinik Psikolog

 

 

 

Kaynak 

 

Işıkhan, V. (2007). Kanser ve sosyal destek. Toplum ve Sosyal Hizmet18(1), 15-29.

Arslan, A., Batmaz, M., & Yazıcı, H. G. (2022). Onkoloji Hastalarında Yalnızlık ve Algılanan Sosyal Destek Düzeyleri Arasındaki İlişki. Van Tıp Dergisi29(2), 168-176.